Koronavirüs Gündemi

Koronavirüs daha önce hiç görülmemiş bir biçimde dünya düzenini değiştirmeye devam ediyor. Hala nereden ve nasıl ortaya çıktığı kesin biçimde ispatlanamamış olan Koronavirüs, 2. Dünya savaşından bu yana en ağır ekonomik krize sebep oluyor. Dünya ekonomilerinin ülkelere göre farklı sürelerle kapalı kalması ve hala bazı sektörlerin tam olarak açılamaması veya açılsa bile iş yapamaması yüzünden küresel piyasalarda tedirginlik devam ediyor.

Öncelikle senenin başından bugüne kadar yapılan yanlışlara bakalım.

Ekonomilerin kapanması ancak virüsün tamamen ortadan kalkmasını sağlayacak olsaydı doğru olabilirdi. Ekonomileri farklı zamanlarda ve sürelerde kapatarak gelirlerin zarar görmesine sebep olmak ve virüsün hala devam ediyor olması alınan kapatma kararlarının doğru olmadığını göstermektedir. Evlere kapanmanın ve kesin bir sonuç alamamış olmanın insanların psikolojileri üzerinde de olumsuz etkileri vardır. Sıcak yaz günlerinde maskesiz sokağa çıkma kararı da yerinde değildir. Zaten maske kullanmak son derece zor bir durumken bunu zorlamak insanları kaytarmaya ve duyarsız davranmaya sevk etmektedir, aynı zamanda sokaklarda yürüyen milyonlarca insanın denetlenmesi mümkün değildir. Bunun yerine sadece kapalı mekanlarda ve İstiklal Caddesi gibi çok yoğun birkaç açık alanda zorunlu tutulması ve buna uymayanlara caydırıcı cezalar yazılması çok daha etkili olabilirdi. Hem daha rahat denetlenebilir hem de insanlar zaten kendileri sıkılmadan, daralmadan bu kurala uyarlardı.

Uçakların bütün koltukları satışa açılırken tiyatroların neredeyse onda bir oranında koltuk satabilmesi son derece gereksiz bir uygulamadır. Sadece tiyatroları ve sinemaları kontrol altında tutarak virüsün yayılması önlenemez.

Virüsün yayılma durumu günlük ortalama 1000 vaka ile devam etmesi durumunda okulların açılması da mümkün olmayacaktır. Sonbaharda dönemsel grip salgınının başlaması ile oldukça korkunç bir tablo ortaya çıkabilir.

Sağlık sistemimizin gerçekten söylendiği gibi çok iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Sağlık sistemimiz ve sağlığa verdiğimiz önem Osmanlı döneminden beri yüksek seviyedeydi ve Cumhuriyet ile beraber en çok dikkat ettiğimiz alan olmuştur. Ak Parti hükümetinin de en çok katkı yaptığı alan yine sağlık sistemimizdir. Bu konuda başta hekimler ve diğer sağlık çalışanları olmak üzere, hastaneler ve ekipmanlar konusunda çok iyi durumdayız.

Açıklanan verilerin yanlış olduğu konusu çok konuşuluyor ancak buna katılmıyorum. Günlük vaka ve vefat sayıları çok büyük ihtimalle doğrudur. Bilinenden çok daha fazla vaka var konusu başkadır. Yapılan test miktarı ile yakalanan vaka sayıları doğru orantılıdır, yani ne kadar fazla test o kadar gerçek vaka sayıları yakalanır diyebiliriz.

Koronavirüsün ekonomiler çökerttiği bir gerçektir. Tüm ekonomilerde çok büyük daralmalar ortaya çıkacaktır yıllık olarak. Dünya önemli bir kırılma eşiğinde duruyor aslında. Eğer koronovirüs kendi kendine kısa zamanda yok olmazsa, eğer etkili bir aşı kısa sürede bulunmazsa, sonbaharda bütün ekonomiyi değil belki ama bazı sektörleri tekrar kapatmak gerekecektir. Mesela, turizm yapılamayacaktır. On kişi üstü toplantılar, konserler ve benzeri etkinlikler  yapılamayacaktır. Alanı dar olan restoranlar iş yapamayacaktır.

Dünya ekonomilerin ikinci bir tümden kapanmayı kaldıramayacağı açıktır. Yayılma hızını maske kullandırarak azaltmaya çalışacak ve virüsü mümkün olduğu kadar görmezden gelmeye çalışacaklardır.  Ancak bu durum bütün ülkeler için hemen geçerli olmayacaktır. Mesela vakaların kontrol altına alınamadığı ve alınma ihtimalinin, potansiyelinin olmadığı Brezilya, Meksika, Hindistan gibi ülkelere karşı mücadelede başarılı olan ülkelerin sınırları kapalı kalacaktır. Bu durumun ne kadar süreceği ise yakın gelecekte dünyanın ne kadar değişeceğinin cevabını verecektir.

Başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin çoğu salgını kontrol altına almış gözüküyor. Rusya’da kısa süre içinde kontol altına alınacak gözüküyor. Abd’de dalgalı bir seyir görünecek gibi ancak Abd dünyada hiç bir ülkenin görmezden gelebileceği bir ülke olmamanın avantajını yaşayacaktır. Çin bu süreçte başından beri çok başarılı gözüküyor, verilerin doğru veya yanlış olduğu başka bir tartışma konusudur. Resmi beyanları aksi ispat edilene kadar doğru kabul etmek zorundayız.

Brezilya, Meksika, Hindistan, Pakistan başta olmak üzere Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin çoğunda eğer virüs kendi kendine yok olmazsa ve aşı bulunmazsa kontrolsüz bir biçimde uzun sürecek gibi gözüküyor. Gerçi aşı bulunsa bile bu ülkelerin erişimi yine epey zaman alacaktır.

Eğer aşı uzun süre bulunmazsa, 5 yıl ve daha uzun süre, o zaman bu ülkeler toplumsal bağışıklık konusunda diğerlerinden daha iyi durumda olacaktır ve aşının hiç bulunmaması durumunda bunun avantajını yaşayabilirler.

Ancak önümüzdeki 2 yıllık süre içinde bu ülkelerin ciddi zorluklar yaşayacağı yüksek ihtimaldir çünkü mücadelede başarı kazanmış hiç bir ülke sınırlarını açmayacaktır ve bu durum ticaret gelirlerini önemli oranda değiştirecektir.

Kısacası, sonbaharda yeni ve daha güçlü bir dalganın gelmesi, salgının bir yıldan uzun sürmesi durumunda dünya dengeleri şüphesiz giderecek değişecektir. Bu değişim çok daha korumacı ve içe kapanmacı olarak gelişecektir.