TÜRKİYE 2021

Tüm dünya için kötü geçen 2020 yılından sonra Türkiye’de nasıl bir 2021 yılı yaşayacağız?

2020 yılında uluslararası ilişkilerde giderek yalnızlaşan, ekonomik zorluklar ve pandemi ile mücadele eden  Türkiye önümüzde ki yılı toparlayarak geçirebilir mi?

Takip etmemiz gereken en önemli husuların başında ABD’nin yeni başkanı Biden’ın Türkiye’ye karşı nasıl bir tavır izleyeceği olmalıdır. Biden’ın Türkiye’ye karşı dost bakış açısına sahip olmadığı biliniyor. Obama’nın yarım bıraktığı işleri tamamlayacağı ve hatta bıraktığı yerden devam edeceği yorumları yapılıyor. Eğer böyle olursa Suriye meselesi, Haklbank davası ve s400 savunma sistemleri ile ilgili sıkıntıların üzerine gideceği söylenebilir ancak böyle olmamasını beklemek daha gerçekçi olacaktır.

Ak Parti hükümeti 2002 yılından beri ABD başkanlarına göre değişik politikalar izledi. Bush, Obama, Trump dönemlerinin hepsinde farklı davrandı. Yeni dönemde de Biden’e uygun politikalar üreteceğini bekleyebiliriz. Halkbankası davasının Türkiye aleyhine sonuçlanması ve yüksek bir ceza kesilmesinin felaket olacağı bilinmektedir. S400 konusunda geri adım atılmazsa bir takım yaptırımların geleceği bellidir. Bu hususlar üzerinde uzun zamandır pazarlıklar yapıldığını tahmin edebiliriz. İktidar Türkiye’yi gözgöre göre uçurumdan aşağı atmayacaktır. S400’ün gerektiğinde kullanılmak kaydıyla rafa kaldırılması olasıdır, yakın vadede Türkiye’ye sirayet etmemesi şartıyla Kuzey Suriye’de bir Kürt Devlet’i oluşumuna göz yumulması beklenebilir. Bunların karşılığında Türkiye’ye yaptırım uygulanmaması ve sıcak para girişi garanti edilebilir. Eğer böyle olursa Türkiye ekonomisi pandeminin de yavaşlaması, kontrol altına alınması veya bitmeye yüz tutmasıyla beraber 2002 sonrasına benzer bir yükseliş eğilimine girebilir. Bu durumda 2022 için erken seçim kararı alınması ve 2023 yılına yeni AK Parti iktidarı ile girilmesi süpriz olmamalıdır.

2023 yılında ne olacak?

Bunu bilmiyoruz ancak önemli değişiklikler planlandığını öngörebiliriz. Yukarıda yazdığımız senaryo gerçekleşirse bu değişiklikleri Ak Parti ile yaşayacağız demektir.

Eğer Ak Parti ABD ile bir anlaşmaya varmadıysa nasıl bir senaryo gerçekleşebilir?

Böyle bir senaryoyu zayıf görmekle birlikte elbette ihtimaller dahilindedir. Böyle bir durumda öncelikle s400 bahanesiyle bir takım yaptırımlar gelecektir. Peşi sıra AB’den de bir takım yaptırımlar uygulanabilir, zaten 11 Aralık’ta bu konu üzerinden bir yaklaşım görülecektir. 11 Aralık bize bu konuda ipuçları verebilir. ABD’nin Suriye konusunda Rusya ile anlaşmalı hareket ettiğini Suriye iç savaşı başladığı zamandan beri yazıyoruz. Bu durumun aynen devam etmesini bekleyebiliriz. 

Sonuç olarak, ABD Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt Devlet’i kurma çalışmalarına devam edecektir ve Rusya ile anlaşmalı olduğu sürece Türkiye’nin bu oluşumu bozacak seviyede bir müdahalesi maalesef mümkün gözükmemektedir.  Türkiye elbette irade gösterirse ve bedel ödemeyi göze alırsa bu oluşumu bozacak şekilde güç kullanabilir ancak bunun yaratacağı sonuçlar oldukça ağır olabilir. Ak Parti hükümeti’nin son dönemde iç siyasette özellikle pandemi konusunda attığı yanlış adımlar yüzünden puan kaybettiği görülmektedir. Bunun üzerine bir de ekonominin giderek bozulması ve hem sağlık hem de ekonomi verileri üzerinde oynama yapıldığı ihtimallerinin güçlenmesi konusu gelince yukarda bahsettiğimiz gibi direkt güç kullanmak ve bir askeri müdahaleyi göze almak zorlaşmaktadır. Zaten böyle bir adım son çare olmalıdır.

Son olarak yumuşak geçiş ihtimalini de ekleyebiliriz. Ak Parti son dönemde izlediği ABD ve AB karşıtı politikalar sebebiyle bir anlaşmaya yanaşmazsa veya yanaşamazsa o zaman iktidardan çekilmeyi bir erken seçim ile planlayabilir. Böyle bir durumda da en uygun tarih Haziran 2021 olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir