2021’den Geçerken

Dünyada bütün dengelerin altüst olduğu bir yıl geçiriyoruz. ABD’nin hegomonyasının sarsıldığı artık çok daha net gözüküyor, Çin olağanüstü büyümesini ve gelişmesini tam gaz devam ettiriyor. ABD pandemi sürecini iyi yönetemedi, Biden Trump’a göre daha iyi bir yönetim gösteriyor olsa da, kameralar önünde uyuklaması, merdivenlerden yuvarlanması gibi durumlar zayıflık olarak algılanmaya devam ediyor. Dün, Cumhurbaşkanı Erdoğan Biden ile iyi başlamadıklarını açıkladı. Malumun ilanı olan bu açıklama önemlidir.

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine Türkiye nasıl bir ortamda girecek?

Pandeminin etkileri yavaş yavaş bitiyor gözüküyor, aşılama oranları gelişmemiş ülkeler dışında oldukça iyi seviyelere çıktı ve artık toplumsal bağışıklık oluşmaya başlıyor gibi. Pandemi döneminde piyasaları desteklemek amacıyla aşırı miktarda para basılmasının sebep olduğu yüksek enflasyon bütün dünya için büyük sorun haline geldi. Tüm dünyanın beklentisi Fed’in yakın zamanda faiz artışına başlayarak nakit paranın bir kısmını piyasadan çekmeye başlayacağı yönündedir. Bu durumda USD’nin değer kazanması beklenebilir. Böyle bir olasılık güçlü biçimde varken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 100 baz puan faiz indirmesi piyasalar için süpriz oldu. Merkez Bankası’nın kötü olan itibarı iyice yıprandı.

Naci Ağbal görevden alınmasaydı, USD kuru yaklaşık 7 – 7,2 seviyelerinde dengelenecekti, kendisinden önce yaşanmış olan karmaşalar yaşanmamış olsaydı USD bugünlerde 5-5,5 seviyelerinde olması gerekiyordu. Bugün USD 8,8 seviyesi ile oldukça pahalı durumdadır ve MB’nin bu istikrarsız duruşu ile 9 seviyesinin üzerine çıkma ihtimali yüksek gözüküyor. Bu durumda karşımızda ilginç bir senaryo belirmektedir.

Ekonomi yönetimi acaba seçimlere doğru dolar kurunu 10 lira seviyesine getirip 1 sıfır atarak 1TL=1USD mi yapmak istemektedir?

Böyle bir hamle seçimlere giden ülkede halk üzerinde güçlü bir olumlu etki yapacaktır. Halkın büyük bölümü dolar kurunun 1 TL seviyesine düştüğünü bile düşünebilir.

Diğer taraftan  CHP başta olmak üzere muhalefetin ne yapmak istediği anlaşılamamaktadır. CHP içinde büyük hoşmutsuzluklar olduğu belli oluyor, HDP ile açıktan ittifak yapma niyeti okunuyor ancak taban karşı çıkıyor ve hoşnutsuzluğunu bildiriyor. İYİ Parti ise karışık bir yapıda gözüküyor, kadroları üzerinde fetöcü olduğu iddiaları son derece ciddidir. Eğer yönetim kadrosunda fetö elemanları varsa dikkatle takip edilmesi gerekir. Eğer CHP’nin başında Kılıçdaroğlu olmasaydı, ülkenin aydınlık vatandaşlarını temsil eden gerçek bir lider bulunsaydı Ak Parti’nin çok rahat iktidardan düşeceğini söyleyebilirdik ancak Kılıçdaroğlu adeta Ak Parti iktidar olsun diye çalışıyor gibi gözüküyor.

Bir cevap yazın