Rusya ve Suriye

Rusya’nın soğuk savaş yıllarından beri Suriye’nin müttefiki olduğu ve askeri alanda desteklediği bilinir. Suriye’de iç savaş çıktığı zamandan beri de destek verdiği bilinmektedir ancak hiç kimse kendi savaş uçakları ile Suriye’de muhalif örgütleri vuracağını tahmin etmiyordu. Şimdi Rusya’nın bu hamlesinin dünyayı nereye götüreceğini tahmin etmek oldukça zor olacaktır.

Abd, soğuk savaşın bitmesi ile birlikte Ortadoğu politikalarını değiştirmiş ve Irak’ı işgal etmişti. Rusya, Sovyetler Birliği’nin parçalanması ve serbest ekonomi düzenine geçişin sancıları ile uğraşırken, Abd fırsattan istifade Ortadoğu’da tek egemen güç olmak için harekete geçmişti. Geçen 25 yıl içinde Irak işgal edildi ve Saddam idam edilerek Baas Rejimi yerine Abd’nin bürokrasisini kurduğu, atamalarını yaptığı yeni hükümet kuruldu. Irak’ın kuzeyi Barzani’ye bırakıldı ve fiili olarak Kürdistan kuruldu. Mısır, Tunus ve Libya’da Arap Baharı hareketi altında iktidar değişiklikleri yapıldı. Suriye’de iç savaş çıkarılarak parçalanması sağlandı.

Abd, Suriye’ye askeri müdahalede bulunmaktan son anda vazgeçtiğini hatırlarsınız. Sonraki dönemde Ukrayna krizi çıkmıştı, AB yanlıları ile Rusya yanlıları arasında çatışmalar yaşanmıştı. Bu kriz ile beraber ABD ile AB Rusya’ya ekonomik yaptırımlarda bulundular ve Rusya ekonomisi daralmaya başladı ancak Putin bu durumdan pek etkilenmiş gözükmüyor.

Rusya’nın tek başına karar alarak Suriye’de muhalifleri vurmaya başlaması pek mümkün görünmüyor. Hemen öncesinde İsrail Başbakanı’nın Moskova’da Putin ile görüştüğünü hatırlatırım, hemen sonrasında İsrail’in Rusya’ya istihbarat paylaşımında yardım edeceği haberleri medyaya düşmeye başladı. Bürokrasisi ve hükümeti ABD tarafından kurulmuş olan Irak ABD’nin onayı olmadan Rusya’ya üs verebileceğini ve destek olacağını söyleyebilir mi?

ABD’nin bazı terörist örgütleri etkili bir biçimde vurmadığı bilinmektedir. Koalisyon güçleri adı altında pek çok hava saldırısı yapmasına rağmen hiçbir etkili sonuç alamadı. ABD gibi büyük bir teknolojik savaş gücünün sonuç alamamasını beklemek yanlış olur, ancak sonuç almak istememiş olabilir. Terör örgütlerini açıkça veya kapalı bir biçimde destekleyen bölgedeki bazı ülkeleri kırmak istememiş olabilir ve İsrail üzerinden Rusya ile anlaşarak bu ihaleyi onlara vermiş olabilir. Suriye’ye Rusya’nın müdahale planını ABD kurmuş olmayabilir, Rusya karar vermiş ancak ABD’yi İsrail üzerinden veya direkt olarak ikna etmiş olabilir, yani ABD’nin müdahaleden önceden haberdar edilmiş olma ihtimali daha yüksek gözükmektedir.

Eğer Suriye’ye müdahaleye Rusya başka hiçbir devlete haber vermeden tek başına karar vererek başlamışsa dünya düzeni yeniden inşa ediliyor demektir. Arkasına Çin ve İran’ı almış olan Rusya seçimlere giden ABD ile ve kendi sorunlarına çözüm bulmaktan aciz basiretsiz liderlere sahip AB ile rahatça baş edebilir. Rusya’nın elinde İşid gibi çok güzel bir koz bulunmaktadır. Tüm dünyanın terörist ve tehlikeli kabul ettiği İşid’i kimse neden vuruyorsun diyemez. Rusya aynı zamanda yeni geliştirdiği silahları denemek için de iyi bir fırsat yaratmış oldu. Hazar Denizi’nden Suriye topraklarını füzeyle vurarak tam anlamıyla güç gösterisi yapmaktadır.

Ortadoğu’da tam anlamıyla bir dünya güçleri savaşı olduğunu söyleyebiliriz. Birinci dünya savaşından sonra bölgede egemenlik kuran İngiltere, İsrail’in kurulması ile birlikte gücünü ABD’ye devretmiş ve müttefik olarak hakimiyetini devam ettirmektedir. Almanya soğuk savaşın bitişinden sonra düşmanı ABD ve İngiltere’nin bulunduğu bölgelerin hepsiyle ilgilenmeye başladı. Almanya’nın PYD güçlerine silah ve eğitim yardımı yaptığı bilinmektedir. Şimdi Rusya’nın bölgeye müdahale etmesi ve Çin’in desteklemesi, elbette İran’ın her zaman birlikte hareket etmesi çok dikkatli izlenmesi gereken öncelikli gelişmelerdir.

Bölgede Rusya olduğu sürece Esad mağlup edilemez, Esad mağlup edilmediği sürece Suriye iç savaşı sürer. Bu durumda orta vadede bütün tarafların masaya oturup ülkeyi bölüşmek üzere bir anlaşmaya varmaları beklenebilir. Herhangi bir anlaşma ortamı sağlanmazsa bu sefer güçler savaşı biri diğerini yenene kadar devam edecektir, bu durum ise hem Ortadoğu’da hem de dünyanın çıkar çatışması yaşanan diğer bölgelerinde yeni istikrarsızlıklar anlamına gelmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir