MHP’de Değişim ve Güncel Siyaset

Geçtiğimiz son bir yıla baktığımız zaman iki tane genel seçim geçirmiş olduğumuzu görüyoruz. 7 haziran 2015 tarihinde yapılan seçimlerde 2002 tarihinden bu yana ilk kez AKP tek başına iktidar olacak çoğunluğu yakalayamamıştı ancak koalisyon kurulamayınca erken seçim kararı alındı ve seçmen yeniden seçimlere gidilmesini, koalisyon kurulmamasını sağlayan MHP’yi cezalandırarak AKP’yi yine tek başına iktidar yaptı.

Bahçeli’nin üst üste defalarca seçim kaybetmesine rağmen hala genel başkanlık koltuğunda oturmaya devam etmesini anlamak mümkün değildir. 548 delegenin olağanüstü kurultay talebiyle imza vermesine rağmen koltuğunu bırakmamak için MHP’yi mahkeme kapılarına düşürmesini anlamak hiç mümkün değildir. Bir insan bu kadar mı koltuk sevdalısı olur. Ülkücü camianın gözünde biraz itibarı kaldıysa onu da kaybetmekten başka bir işe yaramaz son dönemde yaptığı davranışlar. Siyasi partilerde yeni genel başkan seçmek üzere kongre talep etmek en doğal ve doğru demokratik yöntemdir. Buna karşı gelmek zaten başlı başına demokrasiye inanmamaktır. Zaten başbakanlık gibi bir iddiası olmayan Bahçeli’nin hasbelkader başbakan olması durumunda Türkiye’yi nasıl yöneteceğini kimse düşünmek bile istemez sanırım. Büyük ihtimalle Türk Siyaset Tarihi Bahçeli’yi en kötü, en beceriksiz siyasetçilerden bir tanesi olarak yazacaktır. Maalesef AKP’yi desteklemek dışında akıllarda kalan başka hiçbir iş yapmamıştır siyasi hayatı boyunca.

Bugün MHP’de bir değişimin yaşanması kaçınılmaz görülüyor. Hukuk yolu ile bu süreç biraz daha uzatılabilir belki ama engellenemez çünkü bir siyasi partide delegelerin çoğunluğu genel başkanı değiştirmek istiyorsa bunu başaracaktır. Eğer MHP’nin başına Merak Akşener veya Sinan Oğan geçerse AKP’ye giden seçmenlerinin çoğunu geri kazanacaktır. Bu durum CHP’de bir genel başkan değişimini tetikleyebilir yoksa CHP’nin beceriksizliklerinden sıkılan ama başka oy verecek parti olmadığını düşünen seçmen alternatif olarak yeni MHP’ye kayabilir.

MHP’nin yeni genel başkanı birleştirici ve barışçı politikalar izlerse tek başına iktidar olmanın yolunu bile açabilir.

AKP son 14 yıldır Türkiye’yi yönetiyor, bu dönemde elbette önemli ve yararlı işler de yaptılar ancak yeterince yoruldular, yurtiçinde kendi tabanları hariç herkesle, yurtdışında ise neredeyse bütün önemli ülkeler ile kavgalı duruma düştüler. Hakkında söylenen bir sürü yolsuzluk ve teröre destek olma iddiaları da oldukça önemlidir ve sırtlarında büyük bir yük oluşturmaktadır.

Tayyip Erdoğan, müthiş hitabet gücü ve beden dilini çok iyi kullanması sayesinde pek çok vatandaşın gönlünde yer aldı ve büyük sevgi kazandı ancak zaman içinde öfkeli ve kutuplaştırıcı tavırları karşısında net yüzde elli yani seçmenin tam yarısının kendisinden nefret etmesini sağladı. Bugün bulunduğu nokta oldukça ilginçtir. Hala kendisine gönülden bağlı ve çok seven elbette önemli bir seçmen kitlesi vardır ancak bu kabaca yüzde yirmi oranını geçmez oysa karşısında net kendisinden nefret eden yüzde elli oranında bir kitle var. Yani bir başka bakış açısı ile AKP’ye oy vermeyen hemen herkes kendisinden nefret ediyor diyebiliriz ancak oy veren herkes gönülden bağlı veya çok seviyor diyemeyiz.

Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasından sonra parti içinde ortaya çıkan çekişmeler giderek çoğalmaktadır. Bugün Davutoğlu ile aralarında anlaşmazlık olduğu ve Davutoğlu’nun istifasını sunduğu haberleri yapılıyor.

Erdoğan’ın ve AKP’nin son dönemde teröre ve artık terör destekçisi olduğu tartışma götürmeyen HDP’ye karşı almış oldukları tutumlar doğrudur. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir ve bu devletin kanunları vardır. Kimse hukuktan üstün değildir. Bu ülke içinde kimse illegal olarak silahla dolaşamaz, bu ülkenin askerlerine, polisine saldıramaz. Ülkenin kurucu unsurları olan laik ve Atatürkçü aydınlık vatandaşlarının oy desteği ile meclise giren HDP bu fırsatı avanakça harcamış durumdadır. Ülkenin meclisinde başka milletvekillerine saldırmak, terör örgütü lideri lehine marşlar söylemek, sloganlar atmak kabul edilemez. Demirtaş’ın, hendek ve barikatları savunması, dokunulmazlıklarının kaldırılması durumunda yargılanmayı kabul etmeyecekleri ve gerekirse kendi meclislerini kurabilecekleri açıklamaları hayretle izlenmektedir. Bu dediklerinin hiçbirisi aklı başında herhangi bir vatandaş tarafından kabul görmez.  Vatandaşı olduğu ülkenin hukukunu tanımayacağını açıklayan ve ülkenin meclisine alternatif bir meclis kurabiliriz diyen kişi açıkça teröristtir ve yargılanmalıdır.

Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda CHP yine ters köşeye düştü. Belki de meclisin en efendi, en dürüst adamı olan Kılıçdaroğlu hakkında ellinin üzerinde fezleke var ama yolsuzluk yaptıkları şüphe götürmeyen dört bakan mecliste AKP çoğunluğu sayesinde yüce divana gitmekten kurtuldu.

Bundan sonraki süreçte siyaseten kaderini MHP’nin değişim süreci belirleyecek gibi görülüyor. MHP’de yaşanan olumlu bir değişim CHP’de değişimin önüne açabilir veya MHP’nin AKP’ye alternatif olmasını sağlayabilir. Terörle mücadele konusunda bu saatten sonra geri adım atılabileceğini sanmıyorum. PKK’nın üzerine pes edene kadar gidilecektir. HDP ise tamamen yeniden yapılanmak zorunda ya da feshedilebilir.

Siyasette her parti bir diğerini acımasızca eleştirebilir. HDP, açıkça özerkliği ve hatta bağımsız bir Kürdistan’ı tartışmaya açabilir ancak bunların hepsi meclis çatışı altında belli bir üslup ile yapılmalıdır. Silahlı eylemlerde bulunanlara, ülkenin hukukunu tanımayanlara en ağır karşılığın verilmesi önemlidir. Aynı bakış açısı yolsuzluk iddiaları için de geçerlidir. Hakkında herhangi bir yolsuzluk iddiası bulunan birisi derhal mahkeme önünde aklanmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlüdür, bin yıllık devlet geleneğine sahip bürokrasisi ve kadroları vardır. Bu kadroları yönetmesi için seçtiğimiz siyasetçilerin daha kaliteli ve daha becerikli olması gerekiyor.

Bu yazının yazılmasından bir gün sonra Davutoğlu’nun Başbakanlıktan ve Genel Başkanlıktan ayrılacağı açıklaması geldi ve MHP’de yaşanacak olan değişim çok daha fazla önem kazandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir